• Toplam 2 kullanıcı çevrimiçi :: 0 kayıtlı, 0 gizli ve 2 misafir (son 5 dakika içinde aktif olan kullanıcılara dayanmaktadır.)
  • En çok 86 kullanıcı Sal Oca 15, 2013 2:08 am tarihinde bir arada bulundu
  • Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir
Pano anasayfası EDEBİYAT Nesir Bilgisi

Nesir Bilgisi

Öğretici Metinler /Gazete ve Çevresinde Gelişen Düz Yazılar

Öğretici Metinler /Gazete ve Çevresinde Gelişen Düz Yazılar

İleti Çiğdem Çamcı » Pts Ekm 25, 2010 2:17 pm

ÖĞRETİCİ METİNLER
A.GAZETE VE ÇEVRESİNDE GELİŞEN DÜZ YAZILAR

MAKALE
Bir konuda bilgi vermek, bir gerçeği savunmak ve kanıtlamak amacıyla yazılmış gazete ve dergi yazılarına denir.
ÖZELLİKLERİ
1.Her konuda makale yazılabilir.
2.Gazete ile birlikte doğmuş ve gelişmiştir.
3.Makale için bilimsel bir bakış açısı gereklidir.(nesnel)
4.Makalede açık, anlaşılır, yalın bir dil kulllanılmalıdır.
5. Öne sürülen düşünce düşünceyi geliştirme yollarından yararlanılarak kanıtlanmalıdır.
6.Ciddilik ve ağırbaşlılık makalenin temel niteliklerindendir.
7.Makalede sanat amacı güdülmez, söz sanatlarına yer verilmez.
8.Giriş-gelişme-sonuç bölümü eksiksizdir.
10.Türk edebiyatında ilk makale örneğini Şinasi ,Tercüman-ı Ahval gazetesinde Mukaddime adıyla yayımlamıştır.
11. Makale yazarı yazdığı gazete ya da derginin kadrolu elemanı değildir.
12.Gazetenin baş sayfalarında yer alan makalelere başmakale , yazarına da başyazar denir.
13.Fıkraya göre daha oylumludur.
14.Makalede genellikle eleştirel tutum ön plandadır.
14. Ünlü makale yazarlarımız şunlardır : Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Ali Suavi, Hüseyin Cahit Yalçın, Falih Rıfkı Atay, Nadir Nadi…


FIKRA(KÖŞE YAZISI)
I.İnce, anlamlı, içerisinde gülmece öğesi bulunan öyküdür.
II.Gazete ve dergilerde belirli sütunlarda yayımlanan güncel , siyasi , toplumsal konuları ele alan; bunları bir görüş ve düşünceye bağlayarak ayrıntıya inmeden yorumlayan günübirlik köşe yazılarıdır.
ÖZELLİKLERİ
1.Hemen her gazetede vardır.
2.Kalıcılığı yoktur, yayımlandıktan sonra etkisi birkaç gün sürer.
3.Yazar görüşlerinin kanıtlamak zorunda değildir.
4.Fıkra, makale gibi öğretme bilgilendirme amaçlı bir düşünce yazısıdır.
5.Konu sınırlaması yoktur. Bir fıkra yazarı her gün farklı bir konuda fıkra yazılabilir.
6.Fıkra yazarlığı artık bir meslek olduğundan bir fıkra yazarı yazdığı gazete veya derginin kadrolu elemanıdır.
7.Etkileyicilik ön plandadır.
8.Özneldir.
9.Dili yalındır. Sohbet havasında yazılır.
10.Fıkra yazarı yazılarında nükteli sözlerden, atasözlerinden yararlanabilir.
11.19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren ilk gazetelerle birlikte görüldü. Başlangıçta sadece siyasi ve sosyal konuların etrafında yazılan fıkralar, zaman içinde sınırlarını genişletmiştir.
12.Fıkra türünün ilk başarılı örneğini Ahmet Rasim vermiştir.

13.Önemli fıkra yazarları şunlardır: Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Aziz Nesin, Çetin Altan, İlhan Selçuk, Hasan Pulur, Peyami Safa, Yusuf Ziya…


YAZINSAL FIKRALAR
Gazete fıkrasına göre daha yazınsal bir dille dergilerde yazılır. Sanatsal fıkra da denilen bu tür fıkraların kalıcılığı gazete fıkrasına göre daha fazladır.Yazınsal fıkra makalelerden çok denemeye yakındır.Gazete ve dergilerdeki fıkralar toplanıp sonradan kitap haline getirilebilir.


DENEME
Özgürce seçilen bir konuda, yazarın kesin sonuçlara varmadan kişisel görüş ve düşüncelerini kendi “kendisiyle konuşur gibi” anlattığı yazı türüdür.
ÖZELLİKLERİ
1.16. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Kurucusu Fransız Montaigne’dir.
2.Denemenin amacı salt gibi bilgi vermek ya da düşünceyi kanıtlamak değildir. Özgür düşünceye ortam hazırlamaktır.
3.Belgelerle kanıtlara dayanmaz.
4.Eli kalem tutan herkes söyleşi yazabilir oysa deneme yazarının engin bir kültür birikimine sahip olması gerekir.
5.Dilin tadını duyumsatma, devrin düşünce evrenini genişletme yazarın temel kaygısıdır.
6.Özneldir.
7.İçtendir.
8.Tanzimattan sonra bizim edebiyatımızda da kullanılmıştır.
9.Önemli deneme yazarlarımız şunlardır: Ahmet Haşim, Falih Rıfkı, Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Vedat Günyol, Cemil Meriç, Salah Birsel, Ahmet Hamdi Tanpınar…

SOHBET
Herhangi bir konuda, düşünce veya duyguların okuyucuya konuşuyor gibi anlatıldığı yazılardır.

ÖZELLİKLERİ
1.Yerine ve zamanına göre sıkıcı olmayan her konuşma söyleşi sayılabilir.
2.Çoğunlukla anı ve izlenimlerden yararlanılır.
3.Söyleşilerin çoğu günlük sanat olaylarını konu alır.
4.Herkesi ilgilendiren bir konu seçilir. Teknik terimlerden kaçınılarak içten bir anlatımla kişisel görüşler açıklanır.
5.Yer yer sorular sorulur, yanıtlar yine yazar tarafından verilir.
6.Özdeyişlerden, atasözlerinden, fıkralardan yararlanılan bu tür yzılarda yazar karşısındakiyle konuşur gibidir. Fıkradan dili yönüyle ayrılır.
7.Radyo konuşmalarıyla yaygınlaşmıştır.
8.Makalelerden üslup yönüyle ayrılır.
9.Önemli temsilcileri şunlardır: Ahmet Rasim, “Ramazan Sohbetleri” , Suut Kemal Yetkin “Edebiyat Söyleşileri”, Şevket Rado “Eşref Saati”, Nurullah Ataç “Karalama Defteri”, Melih Cevdet Anday “Dilimiz Üzerine Söyleşiler”,Cenap Şahabettin, Refik Halit Karay, Hasan Ali Yücel…


ELEŞTİRİ (TENKİT)
Bir sanat eserinin özünü, yapısını anlatan; onun değerli ve değersiz yanlarını gerektiğinde belgeler ve örneklerle belirten yazılardır.
ÖZELLİKLERİ
1.Sanatçının veya yapıtın daha iyi anlaşılmasını sağlar.
2.Daha çok tartışmacı anlatım biçimine yer verilir.
3.Objektif olmalıdır.
4.Amaç okura ve yazara yol göstermektir.
5.Eleştiri, yazarının dünya görüşüne göre biçimlenir.
6.Eleştirmenin kendi beğenilerinin ön planda olduğu yazılara öznel eleştiri, kendi beğenisiyle sınırlı olmadığı, bilimsel verilerden yola çıktığı belli ölçülerde değerlendirdiği yazılara nesnel eleştiri denir.
7.Eleştiriye eski dilde tenkit, eleştirmene de münekkit denir.
8. Türk edebiyatında eleştiri Şinasi’nin dil tartışmaları ile başlar.
9.Edebiyatımızda Namık Kemal-Ziya Paşa ve Muallim Naci-Recaizade Mahmut Ekrem’in tartışmaları önemlidir.
10.Edebiyatımızda ilk eleştiri Namık Kemal’in Tahrib-i Harabat adlı eseridir.
11.Önemli eleştiri yazarlarımız şunlardır: Namık Kemal, Ziya Paşa, Nurullah Ataç, Muallim Naci, Recaizade Mahmut Ekrem, Suut Kemal Yetkin, Cevdet Kudret Aksal, Hüseyin Cahit Yalçın, Abdülhak, Hamit Tarhan, Vedat Günyol, Asım Bezirci, Fethi Naci…

BELLİ BAŞLI ELEŞTİRİ TÜRLERİ

TARİHSEL ELEŞTİRİ: Yapıt, yaratıldığı dönemin koşulları içinde ve o dönemin okuru gibi ele alınıp değerlendirilir.

TOPLUMSAL ELEŞTİRİ: Yapıt değerlendirilirken genel edebiyat tarihi ve kendi türü içindeki yeri, doğduğu çevre ve yazarıyla bağlantıları ölçü alınır.

MARKSİST ELEŞTİRİ: Yapıt yaratıldığı dönemi yansıtan bir ayna gibi ele alınır. Yapıtın toplumun içinde bulunduğu ekonomik koşulları, alt yapı ilişkileri, sınıflar arasındaki çatışmaları nasıl ve kimden yana yansıttığına bakılır.

RUHBİLİMSEL ELEŞTİRİ: Yapıt; yaratıcının kişiliği, ruhsal yaşantısı, bilinçaltı ölçüt alınarak açıklanır.

YAŞAMÖYKÜSEL ELEŞTİRİ: Sanatçının yaşamıyla yaratısı arasındaki benzerlik ortaya konmaya çalışılır.

İZLENİMSEL ELEŞTİRİ: Eleştirmen sanatsal yaratının değerini okuyucuya verdiği hazda ya da onda uyandırdığı estetik yaşantıda arar.

EMPRESTYONİST ELEŞTİRİ: Bu tür eleştiride amaç yapıtı açıklamak, değerlendirmek değil yapıtın eleştirmen üzerinde nasıl bir etki bıraktığını eleştirmen tarafından beğenilip beğenilmediğini ortaya koymaktır.

YAPISALCI ELEŞTİRİ: Sanatta biçim ve tekniği her şey sayan eleştiri anlayışıdır. Sanatçının yapıyı nasıl kurduğu, kurarken nelerden yararlanıldığı yapıta bağlı kalarak açıklanır.





HABER YAZISI
Günlük gazetelerde belli aralıklarda yayınlanan; dergilerde, meslek kuruluşlarının belli aralıklarda yayınlandığı; bültenlerde; radyo ve televizyonlarda; belli aralıklarla sunulan bültenlerde halka duyurmak üzere yayımlanan yazılara denir. Belli bir zamanda ve yerde olmuş olayları, merakı giderecek düzeyde ayrıntılı ve anlaşılır bir dille aktaran yazılardır. İnandırıcılık ön plandadır. Yansız ve belgelerle aktarım ön plandadır. 5 N 1 K tekniği uygulanır. Kaynakları 3 e ayrılır;
RESMİ KAYNAKLAR:Resmi ve özel kuruluşlardaki yetkili kişilerden alınan haberlerdir.
ÖZEL KAYNAKLAR:Halk arasından toplanan haberlerdir.
AJANS HABERLERİ:Ajansların topladığı haberlerdir.


RÖPORTAJ
Bir yazarın veya gazetecinin herhangi bir olayı ya da kişiyi kendi anlayışına ve gözlemlerine göre araştırıp değerlendirdiği yazılardır.


ÖZELLİKLERİ
1.Fotoğraf ve belgelerle desteklenir.
2.Nesnellik ve inandırıcılık ön plandadır.
3.Tartışma, açıklama, öyküleme, anlatım biçimleri ile örnekleme, tanık gösterme gibi düşünceye geliştirme yollarından yararlanılabilir.
4.Açık, yalın ve çarpıcı bir dil dikkati çeker.
5.Röportajda yazarın yorumu vardır. Haber yazısı yorumsuzdur.
6.İnceleme yoluyla anlatım vardır.
Çiğdem Çamcı
Site Yöneticisi
 
İleti: 82
Kayıt: Cum Ekm 08, 2010 3:18 pm

Nesir Bilgisi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron

Kimler çevrimiçi

Toplam 2 kullanıcı çevrimiçi :: 0 kayıtlı, 0 gizli ve 2 misafir (son 5 dakika içinde aktif olan kullanıcılara dayanmaktadır.)
En çok 86 kullanıcı Sal Oca 15, 2013 2:08 am tarihinde bir arada bulundu

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

Kimler çevrimiçi

Toplam 2 kullanıcı çevrimiçi :: 0 kayıtlı, 0 gizli ve 2 misafir (son 5 dakika içinde aktif olan kullanıcılara dayanmaktadır.)
En çok 86 kullanıcı Sal Oca 15, 2013 2:08 am tarihinde bir arada bulundu

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir