• Toplam 1 kullanıcı çevrimiçi :: 0 kayıtlı, 0 gizli ve 1 misafir (son 5 dakika içinde aktif olan kullanıcılara dayanmaktadır.)
  • En çok 86 kullanıcı Sal Oca 15, 2013 2:08 am tarihinde bir arada bulundu
  • Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir
Pano anasayfası TÜRKÇE Paragraf

Paragraf

PARAGRAF

PARAGRAF

İleti Çiğdem Çamcı » Pts Ağu 22, 2011 3:09 pm

PARAGRAF
PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ
Herhangi bir yazının bir satırbaşından öteki satırbaşına kadar olan bölümüne paragraf denir. Paragraf bir olayın, bir durumun, bir duygunun sadece bir yönünü ele alır. Paragraf uzun bir yazıya yapı olarak benzer. Paragrafta da uzun yazılarda olduğu gibi giriş, gelişme, sonuç bölümleri vardır. Her paragrafta bir düşünce savunulur. Paragrafı oluşturan cümlelerin anlam ve yapı yönünden bir uyum içerisinde olması gerekir.

PARAGRAFIN YAPISI
Her cümlenin paragraf içinde özel bir yeri vardır.Nasıl ki her metnin bir girişi,bir gelişmesi, bir sonucu varsa paragraf da böyle bölümlere ayrılır.Her cümle kendinden önceki ve sonraki cümleyle hem anlam hem de yapı bakımından ilişki içindedir.

1.GİRİŞ BÖLÜMÜ
Paragrafın konusunun, çoğu zaman ana düşüncesinin ortaya konduğu kesin bir yargı cümlesidir. Açıklanıp geliştirilmeye uygun bir cümledi.r Kendinden önce bir cümle olduğu izlenimini vermez. Bu nedenle içinde işaret zamirleri, belgisiz zamirler, işaret sıfatları belgisiz sıfatlarla yapılmış tamlamalar ve cümle başı bağlaçları bulunmaz. (Fakat, ama,lakin, ancak, yalnız, çünkü, yani, oysa,n ne var ki, bu nedenle, şöyle ki, halbuki, kısacası bağlaçlarına yer verilmez.)

2.GELİŞME BÖLÜMÜ
Paragrafın gövdesidir. Ana düşünce bu böülmde açıklanıp geliştirilir. Bu bölümde düşünceyi geliştirme tekniklerinden yararlanılır. Bağlayıcı ögeler kullanılır. Sonuç bölümü için bir hazırlık aşaması oluşturur.
NOT: Paragarf için hangisi söylenemez,hangisine değinilmemiştir,hangisine ulaşılamaz? biçiminde düzenlenmiş,olumsuz sorularda ; söylenen,değinilen,ulaşılan sonuçların çoğu gelişme bölümünde bulunur.

3.SONUÇ BÖLÜMÜ
Anlatılanların kısaca özetlendiği, çoğu kez ana düşüncenin değişik biçimde yineldnidği son cümledir. Giriş cümlesinin tam tersi özelliklere sahiptir. Paragrafın en can alıcı,en etkili bölümü burasıdır. Sonuç bölümü çoğu kez,kendinden önceki düşünceleri açıklayan,özetleyen bir nitelik taşır. Genellikle bir cümle başı bağlacı ile başlar. (Kısacası,demek ki,yani,böylece,sonuç olarak,öyleyse gibi özet anlamı taşıyan bağlaçlar kullanılır.)

ÖRNEK (1987 ÖSS)
Aşagıdakilerden hangisi bir yazının ilk cümlesi olmaya en uygundur?
A)Yeni öykücüler arasında Türkçeyi bütün güzelliği ile kulalnanlar var .
B)Başka öykülerini de dergilerde okumuştum ama bunu hepsinden güzel buldum .
C)Bunda tiplerin çok canlı, öykülerin otobiyografik olmasının da etkisi var.
D)Bir bakıma, bu son iki kitabı birer dil olayı olarak değerlendirilmelidir.
E)Birçok yeni öykücünün buna gerektiğinden fazla önem verdiğini gördük.

ÖRNEK (1991 ÖYS)
………………. Bu türler içinde en çok romanlarımı severim. Daha sonra öykülerim, romanlarım gelir. Bunlardan başka aruzla yazdığım rubailerim de vardır. Yapıtlarımın değerine gelince yapılan eliştirilerin büyük bir bölümü olumlu. Bu da onların belirli bir düzeyde olduğunu gösteriyor.

Düşüncenin akışına göre bu parçanın ilk cümlesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A)İlk romanlarımın ödüle layık görülmesinden mutluluk duydum.
B)Yaptığımın kolay olmadığı, kolaydan hoşlanmadığım herkesçe bilinir.
C)Bu konuda arayış içinde olduğum ve amaçlı davrandığım söylenebilir.
D)Edebiyat alanında, farklı türlerde ürün verdiğim doğrudur.
E)Yazdıkalrımın değişik konuları içerdiğini ve eleştirildiğini biliyorum.

ÖRNEK (1994 ÖYS)
(I)Garip hareketi üç şairin adıyla alınır: Orhan Veli Kanık, Oktay Rıfat, Melih Cevdet Anday. (II)Bu üç şair başlangıçta konuşma dilinin yalınlığı içinde yaşama sevincini, günlük hayatı, küçük adamın dertlerini konu edilir. (III)Garip hereketini kısa süerede yaygınlaştırır. (III)Melih Cevdet ve Oktay Rıfat yeni denemlerle kendilerine özgü bir şiire yönelirler. (V)Orhan Veli de ikinci kitabı “Vazgeçemediğim”den başlayarak şirini değiştirir.

Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlererin hangisiden sonra “Ancak zamanla bu üç şairin şiir anlayışlarında bir değişme olur.” cümlesi getirilirse parçanın anlam bütünlüğü bozulmaz?
A)I B)II C)III D)IV E)V

ÖRNEK (1995 ÖYS)
Dil başkalrının düşüncelerini, duygularını öğrenmede temel araçlarımızdan biridir. Bu, kendi düşüncelerimiz için de geçerlidir. Çünkü düşüncelerimizi dilin toprağında oluşturur, geliştiririz. Geliştirdiğimiz düşünceleri de yine dilin yardımıyla başkalarına iletiriz. Böylece ………………..

Düşüncenin akışına göre bu parçanın sonuna aşağıdakilerin hangisi getirlimelidir?
A)hiçbir dil olduğu gibi kalmaz, gelişir ve değişir.
B)dilin yapısı toplumsal yaşamın koşullarına göre biçimlenir.
C)duygu ve düşüncelerin iletimi kendine özgü bir dil gerektirir.
D)dilin düşünceyi oluşturan ve taşıyıp yayan bir araç olduğu söylenebilir.
E)dillerin gelişimi toplumdan topluma değişiklik gösterir.

PARAGRAFTA KONU
“Anlatılan nedir?” sousuna verilen cevaptır. Hakkında söz söylenen düşünce, olay ve varlıktır. Paragrafın konusu genellikle illk cümlededir, kimi zaman da ikinci cümleye kayabilir. Hakkında belli bir ana düşünce geliştirilir. Bütünü kapsar.
Konuyu bulmak için : “Parçada neden söz ediliyor? , Üzerinde durulan nedir? , Hakkında söz söylenen nedir?” sorularını paragrafa yöneltiriz, aldığımız cevap bize paragrafın konusunu verir.
NOT: Konunun belirlenmesi ana düşüncenin belirlenmesi için ilk aşamadır.Konu,genellikle paragrafın ilk cümlesinde yer alır.Kimi zaman da ikinci cümlede yer alır.

PARAGRAFTA ANA DÜŞÜNCE
Konun işlenmesindeki amaçtır. “Verilmek istenen mesaj nedir?” sousuna cavap verir.
Özellikleri
1.Genele ilişkin bir yargıdır.(İçinde oysa, ama, işte, özetle kısacası gibi kelimeler bulunur.
2.Tümdengelim metodunda son cümlede veya gelişme cümlesinde yer alır.
3.Tümevarım metodunda son cümlede veya gelişme cümlesinde yer alır.
4.Düşüncenin özelden özele, genelden genele vardığı paragraflarda bütüne sinmiştir.

ANA DUYGU TEMA
Şiirde ağırlıklı olarak ele alınan duygu ve düşüncedir. Ana düşüncenin tersine ana duyguözele ilişkindir. Bir sözcük veya tamlamadır.

PARAGRAFTA YARDIMCI CÜMLELER
Paragrafın ana düşüncesini açıklayan veya geliştiren düşüncelerdir. Yazar, yardımcı düşüncelere paragrafta vurgulamak istediği ana düşünceye açıklık kazandırmak, onu daha inandırıcı kılmak amacıyla yer verir. Bu amaçla yaşanmış olaylara, gözleme, karşılaştırmalara öreneklemelere, tanımlamalara başvurulur. Sayısal verilerden, alıntılardan yararlanır. Bu düşünceler paragrafın ana düşüncesinden uzaklaşmadan uygulnır.
Yardımcı düşünceyle ilgili sorular çoğu zaman olumsuz biçimdedir.
hangisine değinilmemiştir?
hangisi çıkarılamaz?
hangisi söylenemez?
hangisine yer verilmez?
hangisi yoktur?
hangisine ulaşılamaz?

PARAGRAFTA BAŞLIK
Paragrafın adıdır. Başlık paragrafın konu ve ana düşüncesini sezdirir. Paragraftaki ana düşncenin içindeki bir tamalama veya söz olarak karşımıza çıkabilir. Başlılar kısa ve ilgi çekici olmalıdır. Konuya ve ana düşünceye uygun düşmelidir. Başlık sorularında, paragrafın tamamı okunduktan sonra ilk ve son cümle yeniden gözden geçirilir. Bu cümleler genellikle konuyu ve ana düşünceyi verir. Düzenli veya doğru bir metinde başlık üç kelimeyi geçmez.

PARAGRAFI İKİYE BÖLME
Bir paragraf ancak bir düşünceyi anlatır.Parça iki paragrafa bölünmek istenirse,parçada iki ayrı düşünce var demektir.Öyleyse parça içinde her düşünce ayrı bir paragrafta yer almalıdır. Bu konuyla ilgili sorularda iki ayrı düşüncenin işlendiği bir parça verilir.Ve bu parçanın iki parçaya bölünmesi istenir.
Paragrafta nuralanmış cümlelerin hangisinden itibaren konunun başka bir yönüne değiniliyorsa o cümleyle ikinci paragrafın başlaması gerekir. İkinci paragrafa geçilecek cümlenin içinde bağlayıcı ögelerin olmaması gerekir.

PARAGRAF TAMAMLAMA VE PARAGRAF OLUŞTURMA
Paragraf tamamlama soruları genellikle sonuç cümlesini bulmayla ilgilidir. Paragrafın devamı olan cümleyi bulmak için paragraftaki anlam akışnı anlamak gerekir. Paragrafın giriş cümlesi boş bırakılmış ise giriş cümlesinin özelliklerine göre hareket etmek gerekir. Bir bütünün içinde yer alan cümleler kendinden önceki ve sonrakine bağlıdır. Kendinden öncekinin sonucu ve kendinden sonrakinin de nedenidir.

PARAGRAFIN AKIŞINI BOZAN CÜMLEYİ BULMA
Paragraf tek ana düşünce çevresinde kümelnmiş cümleler topluluğu olduğu için her cümle kendinden önceki ve sonraki cümleyle hem anlamlı hem de yapı bakımından ilişki içerisindedir. Konunun başka bir yönüne değinen cümleler paragrafta düşüncenin akışını bozar. Düşüncenin akışını bozan cümle arasına girdiği cümlelerin dil bağını koparır . Bu yüzden bir paragrafta dil ve düşünce bağlantısı iyi kurulmamışsa,anlatımın akışı bozulur.

ÖRNEK
(I) Havasından mı, suyunda mı, bilmem; ama başkadır bu yörenin insanları. (II) Sıcacık yürekler, gülümseyen yüzler, içten yaklaşımlar… (III) Yardımsever, konuksever tavırlar ve yoğun bir insan sevgisi… (IV) Çoğu kişiye zaman kaybı gibi gelir insanlarla ilgilenmek. (V) Bu insanlarda sonradan öğrenilen değil, içten gelen bir yaşama sevinci vardır. (VI) Güldüler mi içten gülerler, gözlerinin derinliklerinde yakalarsınız tebessümlerini.
Bu parçada numaralanmış cümlerlerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır ?
A.2 B.3 C.4 D.5 E.6

PARAGRAFA CÜMLE EKLEME
Bir paragrafın başına,ortasına ve sonuna getirilecek cümle,kendisinden önceki veya sonraki cümleyle dil ve düşünce yönünden bağlantılı olmalıdır.
Bazı sorularda paragrafın başına,ortasına bazılarında ise sonuna cümle ekleme sorulabilir.Bu durumda parçanın anlam bütünlüğü ve yapısal bağlılığı dikkate alınmalıdır.

BİR SORUNUN CEVABI OLAN PARAGRAFLAR
Bir paragrafın ilk cümlesi sorudan sonra okunduğunda soru ve ilk cümle arasında bir uyum olması gerekir.Bu bakımdan genellikle konuyla ilgili bu tür sorular sorulduğu paragraftaki ilk cümleden anlaşılır.Bir de paragrafın ana düşüncesinin sorulan soruyla uyum içinde olması,parçanın sorunun cevabı niteliğinde olması gerekir.

ANLATIM BİÇİMLERİ
1)AÇIKLAYICI ANLATIM
Amaç bilgi vermektir. Anlatım nesneldir. Makele, eliştiri, inceleme, araştırma, gezi yazısı, röportaj türü yazılarda kullanılır. Düşünceyi geliştirme yollarından karşılaştırma, tanımlama, örnekleme ve tanık göstermeden yaralanılır.

2)TARTIŞMACI ANLATIM
Okuyucunun konu üzerindeki düşünce ve davranışını etkileyip deliştirmek amacıyla kullanılılır. Temel amaç; bir yargıyı çürütmek, o yargının geçersizliğini ortaya koymaktır. Bu anlatımda yazar, bir düşünüş ve anlayış çatışmasından doğan bir konuda bir takım kanıtlara dayanarak düşünce ve görüş ayrılığını gidermeye çalışır. Yazar, öznel düşünmcelerini mümkün oldukça nesnel yargılara dayandırır. Reddelicek düşünce yazının giriş kısmında ortaya konur. Geçici bir süre bu düşüncenin birkaç özelliği diyelim ki kabul edelim ki gibi ifadelerle ortaya konur. Sonravda asıl karşı çıkışın gerekçeleri sıralanır. Sonuçta yazar kendi yargısını ortaya koyar. Deneme, eleştri, makele, fıkra, röportaj gbi türlerde görülür. Bu analtım türünde örnekleme, tanık gösterme, sayısal verilerden yayralanma, karşılaştırma, ilişki kurma gibi düşünceyi geliştirme yollarından yaralanılır. Reddelicek düşünce yazının giriş kısmında ortaya konur. Geçici bir süre bu düşüncenin birkaç özelliği diyelim ki kabul edelim ki gibi ifadelerle ortaya konur. Sonravda asıl karşı çıkışın gerekçeleri sıralanır. Sonuçta yazar kendi yargısını ortaya koyar.

3)BETİMLEYİCİ ANLATIM (TASVİR)
Betimleme; gördüğünü gösterebilme, duyduğunu duyurabilme (sözcüklerle resim çizme) sanatıdır. Varlıkların belirleyici özellikleri ayıntıları ile okuyucya aktarılır. Betimleme paragraflarında “Tanıtılan ne ?” sorusunun karşılığı vardır. Öykü, roman, gezi, ve röpartaj türlerinde karşımıza çıkar. İkiye ayrılır.

A) İZLENİMSEL (SANATSAL) BETİMLEME
Nesnenin üzerimizde bıraktığı etki ve izlenimlerle betimlenmesidir. Bu nesnenin bizde uyandırığı duyguları vermekten çekinmeyiz. Öznellik vardır. Roman, öykü türlerinde görülür.

B) AÇIKLAYICI BETİMLEME
Betimlemenin nesnel bir şekilde yapılmasıdır. Duygular değil duyular ağırlıklıdır. Bilgi vermek amacıyla bu yöntem kullanılır. Gezi, röpartaj türlerinde görülür.

4) ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM
Yaşanan, tanığı olunan veya tasarlanan bir olayın eylem halinde verilmesidir. Olaylar zaman sırasına göre anlatılır. Veilmek istenen düşünce bir olay içinde aktartılır. Bu olayda yer, zaman, kahramanlar ve hareket belirleici unsurlardır. Bu analtımda “Olan ne?” sorusunun karşılığı olan sözler vardır. Destan, masal, öykü, roman, anı, geziyazısı, yaşam öyküsü, ropartaj gibi türlerde bu anlatım biçimden yaralanılır. İkiye ayrılır.

A) AÇIKLAYICI ÖYKÜLEME
Amaç bilgileri oluş sırasına göre vermeketir. Açıkalyıcı öyküleme belli bir gelişim süreci sonucunda ortaya çıkan doğal, toplumsal, tarihsel olayların oluş sırasına göre aşama aşama anltatılarak açıklanması gerektiğinde veya bir varlığın oluşumu, bir aracın işleyişi açıklanırken kullanılır. Temel amaç bilgi vermektir. Anlatım nesneldir.

B) SANATSAL ÖYKÜLEME
Temel amaç duygulandrmak. ilgi uyandırmak, olay içinde yaşamaktır. Anlatım özneldir veya özgündür. Öykü, roman, tiyatro gibi türlerde görülür.

ÖRNEK (1991 ÖYS)
Köyden kasabaya taşınmıştık. Cadde üstünde sol tarafta bir bahçesi olan, beyaz boyalı bir ev almıştık. Bahçemizden komşu bahçeden gelen küçük bir su yolu geçiyordu. Bu su yan duvarın altından aşağıdaki bahçelere akıyordu. Bizim bahçenin bir köşesinde ufak bir tel kümes vardı. Dip tarafa domates, biber, yeşil salata ekilmişti. Cadde tarafında sardunyalar, pembe karanfiller, hanımelleri bulunurdu.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki analtım biçimlerinden hangisine başvurulmuştur
A)açıklama öyküleme
B)tartışma betimleme
C)öyküleme betimleme
D)açıklama tartışma
E)örneklendirme ve öyküleme


DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME TEKNİKLİERİ
TANIMLAMA
Bir varlığı veya kavramı değişmez nitelikleriyle belirtmeye tanımlama denir. Açıklama paragraflarının çoğu tanım cümlesiyle başlar. “Bu nedir?” sorusuna cevap verir. Genellikle parafrafın giriş bölümünde kullanılır.

ÖRNEKLEME
Bir düşünceyi, yansıttığı gerçekliğin bütününü temsil eden bir parçasıyla somutlaştırmaya örnekleme denir. Okurun bildiği veya yaşadığı örneklerle açıklanan düşünceler kolayca kavranır. Yazıyı çekici kılar. Konu ile ilgili verilen birkaç örnek uzun anlatımlardan daha iyidir.

KARŞILAŞTIRMA
İki veya daha fazla varlık arasındaki benzerlik veya farklılıların belirtilmesidir. Bu teknikte oysa, ise, daha, en, ancak, gibi, kadar, andırmak türünden ifadelere başvurulur.

BENZETME
Anlatıma güç kazandırmak, olguları, nesneleri daha belirgin kılmak için zayıf olan ögenin güçlü olan ögeye benzetilmesidir. Gibi, sanki, güya, kadar, andırmak, tıpkı, adeta söcükleri sıklıkla kullanılır. Bunun dışında sadece benzeyen veya benzetilen öge ile güzel benzetme de yapılabilir.

TANIK GÖSTERME
Düşünceyi inandırıcı kılmak amacıyla başkalarının sözlerinden, özlü sözlerden yararlanmaktır. Tanık gösterilen kişinin güvenilir olması gerekir. Kanıt amaçlı kullanılır.

ALINTI YAPMA
Bir kişi veya yazıdan bir bölümü alıp kullanmaktır.

İLİŞKİ KURMA
Olgu ve olayların geçmişteki olgu veya olaylara bağlanarak açıklanmasıdır. Bu teknikte geçmişteki olay çağrışım yoluyla asıl anlatılmak istenen ile ilişkilendirilir.

SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA
Savunulan düşüncenin sayısal veriler ile desteklenmesidir. Bu tekniğe istatistiklerden yararlanma da denir. İnandırıcı bir özellik taşır.

KARŞITLIKLARDAN YARARLANMA
Konunun daha iyi açıklanabilmesi, belirginleşmesi ve pekiştirilmesi için kullanılır. zıt yönler bir arada verilir.

DÜŞSELÖGELERDEN YARARLANMA
Mecaz anlamlı sözlere, söz sanatlarına, benzetme ve kişileştirmelere başvurmaktır. Anlatım özneldir.

SOMUTLAMA
Soyut kavramların soyut sözcükler yardımıyla analtılmasıdır. Böylece soyut kavramın anlaşılması kolaylaşmış olur. Somutlamalarda genellikle benzerliklerden ve deyimlerden yararlanılır.

SÖZ SANATLARINDAN YARARLANMA
En çok mecazı mürsel, kineye, benzetme ve istiareden yararlanılır.

ÖRNEK
Edebiyatın konusu insandır, doğadır : edebiyat bütün olanaklarıyla insanı tanıtmaya yönelmiştir. Eleştirinin konusu ise eserdir : amacı eseri tanıtmak ve değerlendirmektir. Edebiyatta dolaysız bir yaratma söz konusudur. Eleştirmen ise dolaylı yaratan kişidir. Yargılanacak bir eser olmadıkça eleştiri de olmaz.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
A) Örnekleme
B) Karşılaştırma
C) Tanımlama
D) Tartışma
E) Öyküleme

İYİ BİR ANLATIMIN ÖZELLİKLERİ
DURULUK
Cümlede gereksiz sözcüğün kullanılmamasıdır. Açık ve anlaşılır olma, kapalı ifadelerde kaçınma, söylemek isteneni imgeler yarmıyla değil de doğrudan açıkça, net olarak sunma halidir.
Kırmızı renkli bir elbise aldım. (renk kelimesi gereksiz)
Saatlerce yaya yürüdük. (yaya kelimesi gereksiz)

DOĞALLIK
Anlatımın içten ve yapmacıksız oluşudur.

AÇIKLIK
Anlatımın kolay anlaşılması, çeşitli anlamlara gelmemesidir.
Kardeşini okuluna bırakmış. (kardeş kimin belli değil, senin, onun, kendi kelimelerinden biri eklenmeli)
Genç adama seslendi. (virgül ile anlam değişir) Genç, adama seslendi.

YALINLIK
Süslü ve sanatlı anlatımın veya ayrıntıların bulunmamasıdır.
Çocuğun sarı saçları vardı. (duru, yalın)
Çocuğun altın sarısı saçları vardı. (açık)

AKICIKLIK
Dilin takılacağı söyleyiş pürüzlerinin olmamasıdır. Cümlenin kolay okunur olmasıdır. Açıklık uzun bir cümle yerine birkaç kısa cümle kurma, söylenişi zor sözcükelrden kaçınma, zincirleme isim tamlamalrına ve karma tamlamalara yer vermemekle ve çok sayıda ekle unutulmuş söcükler kullanmamakla sağlanabilir.
Arkadaşınında bu toplantıya katılabilip katılamayacağını da tam olarak öğrenmemiş olmanın rahatsızlığını duymasının mümkün olmadığını düşünüyordu.(akıcı bir cümle değildir)

SANATSAL ANLATIMIN ÖZELLİKLERİ
ÖZGÜNLÜK
Kişiye özgü oluş, orijinallik, farkılılıktır. Bu tür sorularda “kendisi olmak, başkarına benzememek, imzası atmak, damgası vurmak, mühürünü basmak” türünden ifadeler yer alır.

ÖZLÜLÜK
Az sözle çok anlam ifade etmek, Sözü uzatmamaktır.

DERİNLİK YOĞUNLUK
Yoruma elverişli olma, birçok anlamı bir arada verme, anlam içinde anlam vermedir.

TUTARLIK
Çelişkili ifadeler kullanmama durumudur.( aşağı yukarı tam bir yıl önce –tutarsızdır)

YÜZEYSELLİK
Tek anlam ifade etme, yoruma elverişli olmama halidir.

BELGESELLİK
Belgelere dayalı anlatımdır.

EĞİTSELLİK
Anlatımın bilgi verici ve eğitici olmasıdır.

BİÇİMSELLİK
İçerikten çok biçime önem vermedir. (divan edebiyatı)
Çiğdem Çamcı
Site Yöneticisi
 
İleti: 82
Kayıt: Cum Ekm 08, 2010 3:18 pm

Paragraf

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron

Kimler çevrimiçi

Toplam 1 kullanıcı çevrimiçi :: 0 kayıtlı, 0 gizli ve 1 misafir (son 5 dakika içinde aktif olan kullanıcılara dayanmaktadır.)
En çok 86 kullanıcı Sal Oca 15, 2013 2:08 am tarihinde bir arada bulundu

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

Kimler çevrimiçi

Toplam 1 kullanıcı çevrimiçi :: 0 kayıtlı, 0 gizli ve 1 misafir (son 5 dakika içinde aktif olan kullanıcılara dayanmaktadır.)
En çok 86 kullanıcı Sal Oca 15, 2013 2:08 am tarihinde bir arada bulundu

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir