ÇİÇEK MEDENİYETİ

0 0
Read Time:45 Second

Örselli Köyü Cami’sinin karşısında evin cümle kapısına sıralanmış rengârenk çiçekleri görünce çocukluğumdaki yaban (tarla) hayatını hatırladım.

Okullar tatil olunca, yaz boyu bizi idare edecek eşyaları alarak tütün tarlamıza göçerdik. Merhum annemin yaptığı ilk işlerden birisi, fesleğen, karanfil, akşam sefası, cam güzeli, begonya gibi çiçekleri damın önüne dikmek idi. Onlara gözümüz gibi bakar, kuyudan çektiğimiz su ile sulardık. Fesleğenin ayrı bir görevi daha vardı: Tütün dizerken zaman zaman uykunuz gelir, tütün iğnesini parmağınıza batırmaya başlarsınız. Fesleğeni yanınıza getirir, elinizi sürüp burnunuza götürür, kokusuyla uykunuzu dağıtırsınız.

Toprağa hasret, dağ ve kayaların üzerine kurulmuş bu köylerimizde evlerin bahçesi çiçeklerle bezenmiş. Uğradığımız, el halısı hakkında malûmat aldığımız Cennet Deneri hanımın bahçesi böyle bir yer. Yüzlerce çiçeğin arasında kayboluyorsunuz.Muazzam bir enerji alıyor, “Zevk, renk, ahenk ve estetiğin vücut bulmuş hali karşımda.” diyorsunuz.

Cennet hanım, çiçeklerinin yanında halı dokuyamıyor ama, eli boş durmuyor, oturduğu divanda patik örüyor…
Biz yaşadığımız yeri hep güzelleştirmişiz, yabanı yurt, toprağımızı vatan yapmışız.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir