15 TEMMUZ

1 0
Read Time:1 Minute, 57 Second

Yıl 2016 Temmuz ayı. Eşimi ve çocuklarımı Kocaeli’de kayın pederimde bırakmıştım. Düğün hazırlıkları yapan iki yeğenimle birlikte Saruhanlı’ya dönmüştüm.

Evimizde yol yorgunluğunu çıkarmak için çay içerek sohbet ediyorduk. Bu gün hiç haber izlemedim ne var ne yok bir bakalım dedim. Saat takriben 21:30 – 22:00 arası.

Gözlerime inanamadım. Televizyonda, ordu içinde ki bir kalkışmadan bahsediyordu.

Tansiyonum fırladı. Uzun süre kendime gelemedim. Adamlardaki inanmışlığa ve cürete bak, dedim. Her on yılda bir yapıldığı gibi Türk milletinin iradesine ve demokrasisine tecavüz edilmek isteniyordu.

Yine bir kurban mı verecektik?

Aklıma merhum Başbakan Adnan Menderes geldi. Yine bir kurban mı verecektik? Hem de göz göre göre. Artık evin içinde boğuluyordum.

Dışarıdaki havanın nasıl gelişeceğini tam bilemediğimden iki kız yeğenimi evde bırakıp kendimi dışarı attım. Onlar da çok gergindiler ve benimle gelmek istiyorlardı. Sokağın durumuna göre ben sizi ararım, diyerek evden ayrıldım.

Saruhanlı halkı ilk önce Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Daha sonra hükumet binası ve üç heykel çevresinde toplandı. Bir de baktım ki yeğenlerim üç heykelde tekbir getiriyor.

O gün Saruhanlı halkı gerçekten gerilmiş bir ok gibiydi. İlerleyen saatlerde salaların okunması halk üzerinde bir cenk havası oluşturdu.

Vatandaşlarımız daha önce yapılan darbelere yeterince karşılık verememenin üzüntüsünü hep yaşamış aynı vukuatın tekrar yaşanmasına fırsat vermek istemiyordu.

1960’da darbe yapanların yaptıkları icraatlara bakın. Yaptıkları ilk iş, Türk toplumunun aklından Atatürk’ün icraatlarını silip slogan Kemalizmi ön plana çıkarmak. Bunlar öyle Atatürkçüydü ki onun yaptığı anayasayı iğfal edip ortadan kaldırdılar. Atatürk’ün son başbakanını, kurtuluş savaşının sivil paşası Celal Bayar’ı görevden aldılar, Atatürk’ün bizzat siyasete girmesini istediği Adnan Mendes’i asmışlar, kurtuluş savaşına katılmış bütün subayları ordudan tasfiye etmişlerdi. Neden?

70’ler 80’ler ve 28 Şubatlar hepsi toplumumuzdan bir çok değeri alıp götürdü. Biz sadece yumruklarımızı sıktık. Bu defa o yumruğu sıkmakla kalmayıp darbeye kalkışanların kafasına balyoz gibi vurma zamanıydı.

Vurduk da!

15 Temmuzu sokakta şehitler vererek kazandık, lakin sanal alemde kaybettik. Sosyal alanda kaybettiğimizin en önemli ıspatı dört yıl olmasına rağmen daha bir film, bir dizi, iyi bir belgesel, iyi bir roman türü hiçbir eser meydana getirilmedi. Hiçbir aydın FETÖ terör örgütüdür diyemiyor. Neden?

Halbuki pkk bile barikatlar savaşıyla alakalı bir sürü belgesel çekti.

ABD, İngiltere ve İsrail üçlüsü daha çok çalışarak ve düşünerek, düşüncesini yeşile boyayarak ölüm vuruşu yapmak istiyor. Biz ise şu an ağıt yakmakla meşgulüz.

15 Temmuz bitmedi! Süreç devam ediyor. Hedefleri iç savaş çıkarmak.  Uyanık olmak zorundayız!

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir