SANA ÇOK GÜVENİYORUM ABİ- GÜZEL İZMİR VE DEPREM

3 0
Read Time:1 Minute, 48 Second

Ülkemizin değişmeyen makus talihini bir kez daha yaşadık. Maalesef 114 canımızı İzmir Deprem’inde toprağa emanet ettik. Dikkatinizi çekmek istiyorum 114 sayısının her bir rakamı yaşanmışlıkları, geleceğe dair hayalleri, kariyer planlarını, umutları yani her biri bir“İNSAN”ı temsil ediyor; yani her biri bir dünyayı.

Bu rakamlar birçok insan için bir istatistikten ibaretken aileleri için onların kimisi anne kimisi baba kimisi evlat kimisi de yaşamak için bir sebepti. Oysa biz ne kadar kolay söylüyoruz: “İzmir Depremi’nde 114 kişi yaşamını kaybetti.” diye. Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Depreme mi yenildik yoksa kişisel hırslara mı?

Deprem sonrası birçok drama şahit olduk. Kurtulan çocuklarımız umutlarımızı  yeşertse de kaybeden tarafta yerimizi aldık. Peki kaybettiren tarafta kimler yer aldı? Buradan müteahhitlere sesleniyorum: Çaldığınız o gün demir çimento değil aslında insanların hayatlarıymış. Sahi o gün için ne kadar para kazanmıştınız? Değdi mi? Sizlerin de vicdanı sızladı mı Elif’i, Eda’yı, İdil’i o halde görünce? Bizde bir beddua vardır kefen paran olsun diye. Ben de şu an tam bu duyguya sahibim. O günkü çaldığınız paralar kefen paranız olsun.

Bir de işin bu inşaatlara izin veren kara vericiler kısmı var. İnşaat planlarını onaylayan, inşaatları denetlemesi gereken kısım. Ee bu usulsüzlüklere oy kaçırmamak adına o dönem göz yuman karar vericiler sahi o dönem kazanmış mıydınız belediye’yi ya da iktidar olabildiniz mi? Sizin kazancınız milletin kaybı oldu.

Eda kendisini kurtarmaya çalışan görevliye: “Sana ‘ÇOK’ güveniyorum abi.” dedi. Ne kadar çarpıcı bir cümle? Ey müteahhit ve karar vericiler nedense biz size ‘HİÇ’ güvenemiyoruz. Yine deprem olsa yine can kaybı olacağından şüphemiz yok.

Bize Ne Oldu?

Vakti zamanında göçebe hayat yaşarken birer çadıra sığan bizler ne oldu da şimdi koca koca evlere sığamıyoruz. Apartmanlarının çürük raporu olduğunu bile bile oturmaya devam eden insanlar kentsel dönüşüm planı yaparken terazinin bir kefesine metrekare hesabını koyarken diğer kefede hayatlarının olduğunu fark etmediler mi? Üçer beşer dairemiz olsun hesabı yapmak yerine bir olsun bizim olsun ve en önemlisi sağlam olsun demek gerekiyor sanki. Önceliklerimizi kontrol etmenin zamanının geldiğini hatırlatıyor bu felaket bize.

Cümlelerime son verirken nasıl ki müteahhitler kendilerini düşünüyorsa biz de bundan sonra kendimizi düşünelim! Bu felaket dolayısıyla ölenlere rahmet kalanlara baş sağlığı diliyorum. Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle… Hoşça kalın.

 

Happy
Happy
100 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir