BİR YERLİ ALIŞVERİŞ KEYFİ BİR DE PTT KARGO ELEMİ

1 0
Read Time:3 Minute, 36 Second

“Sadece telefon olsun!

Öyle uzun uzun yazılı bir sürü özelliği olup da bu özelliklerinin hiç birinden haberim dahi olmadığı bir cihazı cebimde taşımak istemem” gibi ikazlarıma rağmen:

  • Ama baba, senin eski telefonunun kamerası çok güzeldi ve çok güzel fotoğraflar çekiyordun. Hem hatırlıyor musun yüzlerce isimden sil sil bir sürü isim silmemize rağmen yine de hafıza sorunu yaşamıştık. Bu yüzden rehber kapasitesi önemli!

Ardından da yok şu programı sevdiydin, yok şunu çok kullanmış (mış) ım da derken yine gönülsüz ama hayır dememin de mümkün olmadığı bir sürü özellikler sıralandı, yani 4734 Sayılı Kanunun, Ev Ekonomisi Bölümünün Teknik Şartname kısmını tamamlayarak özenle Piyasa Araştırma aşamasına geçildi.

Bu aşamada zamanın o diliminde, iç piyasada bulunan, satışa arz edilmiş ürünler arasında, özellikleri bizim şartlara uyan, tabiri caizse huyu huyumuza, suyu suyumuza benzer ürünler titizlikle diğerlerinden ayrılarak bir yana seçildiler.

Sıra artık bunlar içinde de fiyatı, bütçemize en uygununu seçmeye gelmiş bu aşama da daha çabuk geçilerek evimize daha doğrusu evin babasının cebine girecek şanslı aday, markası modeline kadar belirlenmiş ve sıra sipariş vermeye gelmişti.

 Sosyal Medya olmasa Yerli Malı Haftası gibi bir haftayı bile unutacaktık. Bereket arkadaşlar: “AVM’ yi bırak, Yerli Esnafa Sahip Çık” türünden paylaşımlar yapmışlar da hatırlayıvermiştik.

Hiç olmazsa biz de çıtayı onların açtığı gedikten daha yukarılara taşımalı, yerli esnafa müracaat etmeliydik.

Ne demek internet sitelerinden alışveriş!

’Bir tıkla cebinize gelsin’ demeler.

Alışveriş dediğin şöyle gözünün içine baka baka, sora sora yapılmaz mı?

Bizimkilerin burun kıvırmalarına rağmen soluğu bir hocamın tavsiyesiyle Muğla Çarşısında bu işleri yapan bir cep bayisinde aldık.

Kafaya koymuş, bizimkileri de ikna etmiştim.

Yüz, yüzelli lira bile fazla olsa Muğla Çarşısından alacak, internete düşmeyecektim.

Marka ve modeli söyleyince dükkan sahibi genç delikanlı hemen dönüp arkasındaki raflara baktı ve kutunun birine uzanıp, “elimde bir tane kalmış” dedi.

Hemen fiyatını sormuş ve 1832 TL, 1830 TL olur demişti.

Ben nasıl olsa bizim çarşının, bizim mahallenin çocuğu demiş, direkt internetten aldığımız fiyatı söyleyerek bize ne yapabileceğini sormuştum.

İnternetten aldığımız fiyat 1600 TL idi. Delikanlıya aldığım internet alışveriş sitesindeki ürün teklifinin açık olduğu sayfayı cebimden göstererek uzattım.

Uzun uzun teknik özellikleri, ürüne ait bilgileri incelerken bizimkiler de bilmiş tavırlarla yine internetten alışverişe fit olacağımızdan emindiler.

Delikanlı bir ara kafasını cebimden kaldırıp: “Yok abi, inan bana gelişi bile bu fiyat değil, hatta ben de alayım mı birkaç tane bu fiyattan diye düşünüyorum, ona bakıyorum” deyince canım sıkılmıştı.

Ama birden, yerli esnafın çehresi değişti cebime bakarken.

  • Bir saniye, bir saniye! Bunda ekran kılıfı, muhafaza yok ayrıca hafıza kartı kapasitesi de düşük.

Önüne hesap makinasını çekip bir şeyler yazdı ve kafasını kaldırdığında gözlerindeki pırıltı bana da sirayet etmişti.

  • Bunları da ilave edersek, fiyatı 1750 TL yapıyor. Ben de size 1800’den yapabilirim.

Eski telefonumuzu da bir saatliğine kendisine bırakıp, hafıza aktarma işlemlerini de tamamlamış ve gelip bir saat sonra yeni cebimizi keyifle almıştık.

Bir sıkıntı, takıldığımız bir sorun olursa da her zaman uğramamızı, ayrıca çaya da beklediğini söylemişti bizi uğurlarken.

Belki Muğla çarşısında veya ülkemizde üretilen bir ürünü değil yine yabancı bir ülkede üretilen ürünü almış ama Muğla’dan, yerli bir esnaftan almıştık. 50 TL fazla ödemiş görünüyorduk ama güleryüzlü hizmet, yeni bir bilgi, bir dost kazanmış; çarşımıza sahip çıkmanın keyfini yaşamıştık o gün.

—————————————————————————–

Pandemi tabii ki internetten alışverişleri arttırdı, kimilerine yeni fırsatlar doğurdu.

İş bilenin, kılıç kuşananın ama bazı isimlere, bazı markalara fırsatçılık hiç yakışmıyor.

PTT bizim yıllardır aşina olduğumuz, kadim, gözbebeğimiz olan markalardan biridir. Onun tek bir harfine bile dünyalar kadar enerji tükettiğimiz günleri bilirim.

Alışverişiydi, GSM operatörlüğüydü, kargosuydu derken büyümesi, gelişmesi elbette bizim kadar ne kimseleri heyecanlandırır, ne de sevindirir. Ancak yaptığı her gaf, her arıza, her aksaklık, düştüğü her acziyet ve yaptığı her fırsatçılık da bir o kadar üzmektedir bizleri.

Sevgili hocam 22 Aralık 2020 tarihinde, yazdığı kitabı sevdiklerine göndermek için, bizim gibi düşünerek bizim kargoyla, PTT Kargo ile ulaşım sağlamak ister. Çıkardıkları fiyat, kitap başı 16,50 TL. dir.

El insaf!

Kitap fiyatı kadar, hatta kitap maliyetinden fazla bir nakliye ücreti!

Yok yok…!

Kutuplara veya başka gezegenlere falan değil, alt tarafı bu ülke içerisindeki dostlarına gidecek kitap.

Yapamazsınız Beyler, hele sen hiç yapamazsın PTT Kargo!

“Ülkemizin kültür ve sanat hayatına değer katacak, bu alanda çeşitliliği arttıracak her türlü eseri sahiplenmenin çabası içinde olduğumuzu” söylerken Sayın Cumhurbaşkanımız, siz bu denli fırsatçılık, bu denli vurdumduymazlık ya-pa-maz-sı-nız!

Bunun adı rekabet, ticaret falan diyecekseniz de çıkın er meydanına.

Bırakın o güzel markanın arkasına saklanmayı ve istismar etmeyin emanetçisi olduğunuz marka değerlere.

Happy
Happy
100 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir