EDEBİYAT DERGİLERİNDEKİ ADAMCILIK

0 0
Read Time:2 Minute, 11 Second

Dünyanın parasını verip bir öykü dergisi alıyorsun. Sonra derginin künyesi ile içeriğini incelerken derginin editörlerinin tamamının dergide en az 2 yazıyla yer aldığını görünce dergiyi okumadan direkt geri dönüşüm kurusuna atıyorsun. Çünkü o dergide yayınlanacak yazıların hakkaniyetle seçilmediğini hissediyorsun. Ne acı değil mi? Bir okur kaliteli edebi üretimler okumak yerine birilerinin adamlarının yazılarını okuyor. Çünkü genel yayın yönetmeni, editör, yazar hepsi aynı adamlar.

“Editör, kitap, gazete, dergi veya web sitelerinde yayınlanmak üzere bir içeriği planlayan, gözden geçiren, metindeki dilbilgisi, noktalama işaretleri ve imla hatalarını düzeltme yapan kişidir. Yazarın anlatmak istediği mesajı okuyucularına en kusursuz bir şekilde iletilmesini sağlar.” Ancak Türkiye’deki dergilerde editörler aynı zamanda o dergilerin yazarı durumundalar. Yani kendi yazdıklarıyla başkalarının yazılarını değerlendirip hangisinin bu dergilerde yayınlanması gerektiğine karar verecek kişiler bunlar. Sizce hangi yazıyı sorumlu olduğu dergiye koyar, kendi yazısını mı tanımadığı bir yazarın yazısını mı? Tabi ki kendi yazısını ya da bazen yazılarını. Örneğin o bir hevesle aldığım öykü dergisinin editörlerinden biri hem dergideki yazıların yayınlanıp yayınlanmayacağına karar vermiş hem öykü yazmış, hem makale yazmış hem de kitap tanıtım yazısı yazmış. Dehaya bak(!) Derginin diğer editörleri de onlardan geri değil tabi onlar da ikişer yazı karalamışlar dergileri için!

Bu tip dergilerde maalesef adamcılık üst seviyede. Edebiyat alanında kimlerin yaşamasını, kimlerin görünür olmasını istiyorlarsa onlar dergilerde kendilerine yer bulabiliyor. Bunları dile getirenlerin eleştirenlerin eleştirilerine hele de yazdıklarına yazılarına kulp bulmak ise bu laf ebeleri için çocuk oyuncağı. Konuşmaya bir başlarlarsa iki dakikada kendi yazılarınızın nasıl çöp olduğuna ikna olursunuz.

Tekrar bu yazıyı yazdıran dergiye dönecek olursak derginin içindekiler kısmında 3 editör ve 4 yazarın birden fazla yazısı var maalesef. Şimdi bunlara özellikle derginin Genel Yayın Yönetmeni arkadaşa bu konuda eleştiri yazsak pişkince “Nazar etme ne olur çalış senin de olur.” tarzında cümlelerle başlayıp hakarete varan karşılık vermelerine şahit olursunuz. Ki ben sosyal medya hesaplarından eleştirilere cevap olarak verdikleri cümleleri çok okudum. Sosyal medya hesaplarını yazdıklarına dayanabilip takip edebilirseniz ne demek istediği daha iyi anlarsınız.

Son sözüm gençlere! Gençler almayın böyle dergileri, bu tip aile dergilerinin size kazandıracağı bir şey yok. Birilerinin elinde oyuncak olan bu kâğıt israfları sizi sadece örseler. Bunların derdi Türk diline ve Türk edebiyatına hizmet etmek değil. Eş dost edebiyatçılık oynamak. Bazı elemanları görüyorum aynı ay içinde çıkan birçok dergide yazısı yayınlanıyor. Bir ay içinde tek bir kişi tarafından yazılan onca yazıdan nitelik beklemek saflıktır. Çoğu tekrar bazen kopya metinler. Tuttukları köşe başlarında kendilerinden başka kimseye hayat hakkı tanımıyorlar. İstedikleri tek şey onlar yazacak siz okuyacaksınız. Onlar edebiyat içinde etken unsurlar olarak at sürerken sizler oturup edilgen bir şekilde onların yazdıkları okuyacaksınız. Size biçtikleri görev onların ürettiklerini tüketerek onları zirvelerde yalnız bırakmanızdır.

(Not: Bir Edebiyat dergisi haricinde hiçbir dergiye yazı göndermiyorum.)

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
100%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

2 thoughts on “EDEBİYAT DERGİLERİNDEKİ ADAMCILIK

    1. Arkalarına aldıkları güçle ve oluşturdukları 8-10 kişilik aşiretle kendi ekipleri haricindeki herkese sadece okur rolü biçen bu tiplerle mücadele etmeliyiz hocam. Yoksa bu tipler insanımızın yazmasını hakir görerek engelliyorlar. Ben bir Türkçe öğretmeni olarak gençlere devamlı yazmaları gerektiğini, insanların yazarak da kendilerini ifade etmelerinin çok önemli olduğunu anlatmaktan dilimde tüy bitiyor. Sonra böyle dergilerde çöreklenmiş vandallar kendilerine gönderilen yazıları marifetmiş gibi aşağılayarak hakarete varan cümlelerle nasıl kötü yazıldığı hakkında destanlar düzüyor ya da hiç cevap vermeyip yok sayarak gençleri yazmaktan soğutuyorlar. Düşünsenize sırf kendi adamı diye bir sürü vasatın devamlı yazısını yayınlayan bazı dergiler kendilerinin adamı değil diye onca kaliteli eseri yok saymaktan çekinmiyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir