Korona ve Yüz Yüze Eğitim

0 0
Read Time:2 Minute, 18 Second

Arkadaş, bu Korona sevilmeyen misafir gibi sormadan geldi ve kovsan da gitmiyor. Faydalı bir şey olsa aramakla bulunmaz lakin şu haliyle çekici hiçbir tarafı yok. Ülkemize gelişi neredeyse bir yıl oldu. Umarım ilerleyen yıllarda başka yıl dönümleri olmaz da sadece anılarımızda kalır.

Hafızalarımızı tazelediğimizde Korona Çin’de ilk çıktığında hepimiz dalga geçtik. Sosyal medya hesaplarından Allah Çin’in Uygur Türklerine yaptığı zulümlerin hesabını soruyor dedik.  İşin ucu bize dayanana kadar keyfimiz yerindeydi.

Normalde de öyle değil mi? Bela başkalarının başındayken akıl vermesi kolay oluyor. Boşuna dememişler buyuran yorulmaz diye. Ne gün eşimize, dostumuza hatta kendimize sıra geldi işte o zaman iş ciddiye bindi.

Bu virüste en etkili yol tabiki virüse yakalanmamak. Lakin kaç gün kaçabiliriz? Mutlaka bir yerde yolumuz kesişecek.  Umarım o karşılaşmada gerek aşı gerekse tıbbi müdahalelerle Korona bertaraf edilecek duruma gelir.

ALKIŞLAR SAĞLIKÇILARIMIZA

Sağlıkçıkları’mız’ diyorum ve bu ifadeyi bilerek kullanıyorum. Buradaki iyelik ekini onları ne kadar benimsediğimizi göstermek için kullanıyorum.  Bu belayı tarihe gömdüğümüzde tarihin o karanlık sayfalarında Sağlıkçılarımızın başarıları altın gibi parlayacak. Verdikleri mücadele gurur kaynağımız olacak. Bu süreçte hastane altyapılarımızın da başarılı bir sınav verdiğini belirtmem gerekir.

YOLU GÖZLENEN ÇARE: AŞI

Ülkemiz aşı alan ve kullanan ülkelerinin arasında yerini aldı. Aşı, derdimize ne kadar derman olacak bekleyip göreceğiz. Uzmanlar aşının çözüm olabilmesi için toplumun en az yüzde atmışının aşılanması gerektiğini söylüyor.  Zaman içinde bu hedefe ulaşacağımızı düşünüyorum. Bunun yanında bazı günler günlük vakanın 30 binin üzerine çıktığını düşünürsek milyonlarca insanımız bu hastalığı geçirerek bağışıklık kazandı.

Gerek hastalığı atlatanların bağışıklığı gerekse aşı bağışıklığı en akılcı çözüm gibi duruyor. Kontrollü yayılım ve yeteri miktarda aşı bu beladan kurtulmamızı sağlayacak.

OKULLARIN AÇILMASI

Geçtiğimiz hafta köy okullarımız Yüz Yüze Eğitime başladı. Bir köy okulu öğretmeni olarak tüm sınıflarımızla Yüz Yüze Eğitime başlamaktan ziyadesiyle memnunum. İlk dönem 5 haftalık bir süreçte Yüz Yüze Eğitim yapmıştık. O dönem bizde vaka yaşanmadı. Lakin Milli Eğitim Bakanlığının verdiği kararla tüm okullar kapatıldı.

Burada okul kapatma insiyatifinin İlçe Hıfzısıhha Kurullarına bırakılması taraftarıyım. İl bile genel kalıyor. Toptancı okul kapatma anlayışı yerine gerekirse köy köy, mahalle mahalle karar verilmeli. Bir ilçede bir köyde vaka yoksa orada diğerlerinden bağımsız olarak eğitime devam edilmeli.

Çocukların hiç eğitim alamamasındansa Uzaktan Eğitim yaşanan süreçte iyi oldu. Lakin birçok sıkıntı –internet altyapısı, bilgisayar ve tablet olmaması, bağlanan öğrencilerin kamera açmaması ve başka şeylerle ilgilenmesi gibi- yaşadığımızı da belirtmekte fayda var.

İyi öğrenci her yerde iyi ha Yüz Yüze ha Uzaktan Eğitim almış fark etmiyor. Fakat orta veya düşük başarılı öğrenciler Uzaktan Eğitimle süreçten tamamen kopuyor.  Bundan dolayı Yüz Yüze Eğitimi her şartta zorlamak gerekiyor.  Mesela İlkokullarda aynı okulda vaka olan sınıflar Uzaktan, vaka olmayan sınıflar Yüz Yüze Eğitime devam edebilmelidir. Sınıf sınıf bile uygulama farklılıkları olmalıdır.

Bu çocuklar bizim çocuklarımız. Onlar bizim hayattaki en büyük yatırımlarımız. Her birey değerlidir. Eğitimde feda edilecek birey yoktur diyerek sözlerime son veriyorum. Hoşça kalın.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
50 %
Sleepy
Sleepy
50 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir