ÇANAKKALE SAVAŞI VE EĞİTİM

2 0
Read Time:2 Minute, 24 Second

Bu hafta “18 Mart Şehitleri Anma Haftası”. Ülkemiz genelinde koronavirüs nedeniyle şehitleri anma faaliyetleri geçen yıllara nazaran kısıtlanmış vaziyette. Bu yazı bu haftanın hatırasını yad etmek için hazırlanmıştır.

İster benim yazımı okuyun ister başka yazıları okuyun, isterse ciltlerce kitap okuyun Çanakkale üstüne yazılmış olan en önemli eser Mehmet Akif  ERSOY’un Çanakkale isimli şiiridir.

O büyük şair, o boğaz harbini Türk edebiyatına layıkıyla aktarmış ve bir baş yapıt oluşturmuştur.

Günümüz aydınları Çanakkale savaşıyla alakalı bir eser meydana getirirken ilk yaptıkları iş Türk ordusunu Afrika kabilelerinin ordusuyla eşitlemeleridir. İtilaf devletleri orduları son derece modern iken bizim ordu sanki bir hiçmiş gibi anlatılmaktadır.

Oysa bu doğru değildir.

19.yy’da ve 20.yy başında dünyanın iki süper gücü İngiltere ve Fransa sömürgeleriyle birlikte boğazdadır. Yani dünyanın yarısından fazlası. Bunu tam anlatabilmek için bu gün boğaza ABD ve Rusya’nın birlikte geldiğini düşünürsek onların karşısına çıkan cumhuriyet ordusu gibi.

Ordumuzun bu başarısını açıklarken bazıları; Türkün iman gücünü, bazıları tanrının yardımını, bazıları Atatürk’ün üstün yeteneği gibi görüşleri ileri sürmektedir.

Bu yazımızda Çanakkale savaşını bazı yönleriyle incelemeye gayret edeceğiz.

Savaşların en önemli unsurlarından biri yetişmiş insan unsurudur. Çanakkale savaşında Türkiye’nin yeni subay tipi gerçek bir savaşta sınanmıştır. Bu subaylar 1911 Trablusgarp savaşı ve 1912-13 Balkan savaşlarında stajlarını tamamlamışlar usta olarak 1. Dünya savaşına katılmışlardır.

Aslında bu yeni subay tipi ilkönce 19.yy’ın ortasında Prusya’da (Almanya) ortaya çıktı. Bu Subay tipine ‘Kurmay Subay’ deniliyordu. Bu Kurmay Subaylar Almanya’da sert bir savaşta sınanmamış olduğundan dolayı Avrupa’da uzun yıllar itibar görmemişti. Taaki Prusya’nın kendinden katbekat güçlü olan devletleri (1864 Danimarka, 1866 Avusturya-Macaristan İmp. 1870 Fransa) yenip siyasi birliğini kurması üzerine diğer Avrupalı devletler bu yeni tip subay yetiştirme faaliyeti içine girdiler. Osmanlılar Avrupa’da ki bu gelişmeye uzak kalmamış hemen hemen aynı tarihlerde yeni tip subay yetiştirme işlemi başlatılmıştır.

İşte bu yeni tip subaylarımız 1. Dünya savaşında savaştıkları tüm cephelerde olduğu gibi Çanakkale’de de diğer devletlerin Kurmay Subaylarından geri kalmamışlardır. Hatta az kuvvetlerle onları çoğu zaman yenmişlerdir.

Esasında burada görmemiz gereken olay, Osmanlı Devletinin var olan medrese eğitiminden Avrupa’nın aydınlanma çağında geçtiği sistematik eğitime Türkiye ancak 19.yy’ın ortalarında geçmiş ve bu sistematik eğitimden mezun olanlar İmparatorluğumuzun ve Cumhuriyetimizin en aydın kişileri olmuşlardır.

Türkiye mühendislik, tıp, fen bilimleri ve ekonomi alanında Avrupa’yı yakalamakta geç kalsa da askerlik alanında çok hızlı ilerlemiştir.

Çanakkale savaşının üzerinden yüz yıl geçse de hala Mehmet Akif’in eserinden üstün bir eser meydana getirilemedi. Bu da bize gösteriyor ki ülkemiz pozitif bilimlerde gösterdiği ilerlemeyi Edebiyat ve Sosyal bilimlerde göstermemiştir.

Yinede ümitsizliğe kapılmamak gerekir. Türkiye bu gün Avrupa’yı pek çok alanda geçmiş vaziyettedir.

Şehitlerin kanıyla sulanan bu verimli Anadolu, pek çok ehli salibin iştahını kabartıyor. Çanakkale’de can feda eden Mehmetçik’e borcumuzu ödeyebilmek için yukarıda bahsettiğimiz alanların tamamında batıyı yenip muasır medeniyeti yaratmamız gerekiyor.

Borcumuz ancak böyle ödenir.

Bu günkü varlığımızı borçlu olduğumuz aziz şehit ve gazilerimize Allah rahmet eylesin.

Ruhları şad olsun inşallah.

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir