BASRA’YA GİDELİM

0 0
Read Time:3 Minute, 2 Second

Mısır’da bulunan Süveyş Kanalı dünya ulaşımında önemli bir yer tutmaktadır. Akdeniz’i Hint Okyanusu’na dolayısıyla Büyük Okyanus’a bağlarken, Hint Okyanus’unu da Akdeniz üzerinden Atlas Okyanusu’na bağlamaktadır.

Süveyş Kanalı yapıldığı tarihten beri dünya ticaretinin ana güzergahını oluşturmakta. Dünya ticaretinde onun kadar etkili başka bir ticaret yolu yok. Türkiye’deki boğazlar, Panama Kanalı, Yunanistan’daki Korint Kanalı, Rusya’da Hazar Deniziyle Karadeniz’i birbirine bağlayan Don-Volga Kanalı dahil hepsinin kendi çapında önemi olsa da Süveyş Kanalının yeri bir başkadır.

Süveyş kanalı Türk İmparatorluğunun (Osmanlı İmp.) en uzun, en zorlu, en zayıf olduğu 19.yy’ın ikinci yarısında  yapılmıştır. Bu kanal aynı zamanda Türk’ün ‘Ateşle İmtihanına’ sebep olmuştur. (bu konu üstüne daha sonra ki yazılarımızda değerlendirmede bulunacağız).

Yapılmak istenmesinin nedenlerine bakıldığında; merkezi otoriteyi güçlendirmek, asker sevkiyatını hızlandırmak, hacca deniz yoluyla gitmek ve dünya ticaretinden pay alabilmektir.

Osmanlı devleti birinci dünya savaşında, son bir hamleyle İngiltere ve Fransa’nın sömürgeleriyle olan bağını kesmek istemiş, İtilaf devletlerinin gırtlağına Süveyş kanalı üzerinden sarılmıştı. Bazı imkan ve şartlar nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldı.

Aslında bu Süveyş kanalının yapılması, Türk devlet aklında var olan bir husus olmuştur. 16.yy’da Sokullu Mehmet Paşa döneminde başlayan yeni su yolları yapma istek ve arzusu şartların elvermemesi nedeniyle kendi döneminde gerçekleştirilemedi. Zaman içerisinde bu projelerden bazıları yapılmış, yapılan çalışmalar bu projelerin boşuna yapılmadığını uygulana bilir olduğunu ispat etmiştir.

Osmanlı döneminde gerçekleşen ulaşım konusundaki son büyük hamle İstanbul-Hicaz demiryolu ve İstanbul-Bağdat demir yolu hattıdır. Bu hat ile Basra körfezi Avrupa’ya bağlanmıştı. Demir yoluyla yapılan bu faaliyetler güvenlik ve ekonomik kaynaklı olmuştur.

Bu gün Türkiye’nin Osmanlıdan kalan ve hayata geçirebildiği en önemli projeler İstanbul’daki boğaz köprüleri ve bazı tünellerdir.

Bu gün, zor da olsa Türkiye’nin önünde iki önemli fırsat var.

Birincisi Karadeniz’i Marmara’ya bağlayan kinci bir su yoludur. Bu su yolu dar bir alana sıkışmış olan İstanbul nüfusunu geniş bir alana planlı dağıtma imkanı doğuracaktır. Yapılırken ve bitirildiğinde Türkiye ekonomisine katma değeri çok yüksek olacaktır. (bu konu üstüne daha sonra ki yazılarımızda değerlendirmede bulunacağız).

İkincisi; Eskimiş olan İstanbul-Basra demir yolunu bir de yanında kara yolunu tekrardan hizmete açmaktır. Yapım Edebiyatı yapılan ama bir türlü gerçekleştirilemeyen Ovaköy sınır kapısının açılarak Türkiye’nin biran önce Basra körfezine bağlanması gerekiyor. Bu kara ve demir yolları Türkiye’nin yemek ve soluk boruları olacaktır.

Türkiye’yi öldürmek isteyenler elbet bunun gerçekleşmesini istemeyecektir.

Türkiye’nin elindeki bu imkan asla küçümsenemeyecek bir kozdur. Irak merkezi hükümetinin üstünde bazı güç odakları baskı yaparak Türkiye’nin önü kesmeye çalışılmakta. Batı medyası, Arap devlet yöneticilerini, Türkiye hakkında ‘yeni Osmanlıcılık’ adı altında hepsi aynı ağızdan aynı yayını yaparak etki altına almaya çalışıyorlar. Halk arasında bir söz var, bir kişiye kırk defa deli dersen deli olurmuş derler. Irak devlet yöneticilerine Batılılar ve İran bu taktiği uyguluyor.

Hepsinde bu coğrafyanın zenginliklerinden Türkiye’yi uzak tutma gayretkeşliğini görüyoruz. Kendi ülkemiz içinde bile bazı basın yayın organlarından bunu rahatlıkla takip edebiliyoruz.

Dikkat edersek herhangi bir konu açıldığında ilk söylenen söz Katar. Halbuki Türkiye’ye Katar’dan ne zarar ziyan geldi? Hiç. E o zaman bu devletlere karşı bu kara  propaganda niye. Bu ülkelerde de Türkiye aleyhinde kara propaganda yapıldığını biliyoruz. İki tarafı birbirine düşürüp bölge imkanlarını kendileri kullanmak istiyorlar. Bunlara bu fırsat verilmemelidir.

Basra Körfezi, Hürmüz boğazı, Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’in ilerleyen zaman da daha da karışacağını düşünürsek Türkiye’den Basra körfezine ulaşacak yolun ne kadar kıymetli ve hayati olacağı bellidir.

Yapımı zor ve tehlikelidir. Fakat faydası hem Türkiye hem coğrafyamız açısından çok kıymetli olacaktır. Osmanlının ölüm döşeğinde yaptığı bu Süveyş kanalına benze bu eseri Türkiye’nin hayli hayli yapacağına inanıyoruz.

Olması halinde Türkiye’nin güvenliğine ve refahına çarpan etkisi kuvvetli olacak.

Onun için bu konuda edebiyattı bırakıp icraat görmek istiyoruz.

 

 

 

 

 

 

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir