SELAM OLSUN

0 0
Read Time:2 Minute, 4 Second

24 Nisan 2021 tarihi itibariyle ABD başkanı Biden, 1915 Ermeni Tehcirini ‘soykırım’ olarak kabul etti.

ABD tarafından, 1960 tarihinden beri her 24 Nisan’da, Ermeni Tehcirini, soykırım diyecek mi demeyecek mi muhabbeti de böylece kapanmış oldu.

Konu şimdi bambaşka bir iklime savruldu.

Tarihi konularda, Tarihi yöntemlerle sonuç alamayacaklarını anlayan mihraklar siyaset üzerinden yürüyerek sonuca hızlıca varma gayreti içindeler.

Aslında korkulacak bir şey yok, üçüncü bir yol var: O da hukuk.

Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler ve ben dahi bütün vatandaşları, tehcir meselesinin bir vatan savunması olduğunu kabullenerek bu milli bilinç üzere çalışmalıyız.

1960dan beri Tarihi meseleler tarihçilere bırakılmalıdır tezimizin nazar-ı dikkate alınmadığı apaçık meydanda. Karşı taraf elleri ne kadar zayıf olursa olsun siyaset üzerinden hareket etmekte kararlı görünüyor.

ABD, Türkiye Devletinin varlığına kastetmiş olması nedeniyle, çok güçlü bir karşılık verilmesi gerekmektedir.

Türkiye bu konuda bu saatten sonra, ‘Tarih ve Siyaset’ yolundan gidemez. Tarihle alakalı son karar veren uluslar arası bir mercii yoktur. Siyaset malumunuz dur. Böylece bu iki yol kapandı.

Türkiye hukuk yolundan gitmelidir. En sağlamı da budur. Çünkü hukukta uluslar arası en üst karar verme yetkisi vardır ve bağlayıcıdır.

Bu maksatla hukuk yolundan ilerlenerek; Biden, Türkiye Cumhuriyetine karşı ‘Kin ve Nefret’ suçlarını işlemekten uluslararası mahkemelere dava edilmelidir ki başkaları da mahkeme kararı olmayan bir konuda Türkiye’yi suçlama kolaycılığına kaçmasın. Herkes yaptığı davranışın cezasız kalmayacağını bilmelidir.

Eğer biz bu işlemi gerçekleştirmezsek yakın bir zamanda onlar çeşitli ülkelerde ilkönce tazminat arkasından toprak talep eden davalar açacaklardır.

Biz satranç masasında şah’a odaklanmalıyız.

Konuyla alakalı tv’de izlediğim, basında okuduğu bazı yorumcu ve yazlar beni derinden üzdü.

Diyorlar ki bu tehcir olsun, sözde soykırım olsun bizi bağlamaz, bu Osmanlının sorunudur. Böyle bir şey olur mu?                                                                                                                 Tarih de bir devamlılık vardır. Cumhuriyeti kuran kadrolar gökten inmedi. Onlar Osmanlı İmparatorluk döneminde doğmuş yetişmiş askeri ve sivil kadrolardır.

TBMM’si ilk açıldığında görüştüğü ilk konu; İtilaf devletleri, İstanbul’daki Mebusan Meclisinin Misak-ı Milli kararı almasını gerekçe göstererek dağıtmıştı. Mebusan Meclisinin en son görüştüğü konu ‘Ağnam Vergisi’ ile ilgili kanundu. TBMM’i açıldığı gün nerde kalmıştık diyerekten aynı konuyu görüşmüş ve karara bağlamıştır.

Burada hasıl olan amaç, konuyu sulandırarak Türk toplumunda ikilik yaratıp direncini kırmaktır.

Türkiye 1975 tarihinde ABD’nin Türkiye’deki üslerini nasıl kapatmışsa yine aynısını yapmakta tereddüt etmemelidir.

ABD Türkiye’yi İranlaştırma (yalnızlaştırma) gayreti içerisinde. Buna fırsat verilmemelidir. Türkiye dost sayısını arttırmalıdır.

Türkiye geçmişi, bu günü ve geleceğiyle bir bütündür.

Selam olsun Enver’e, selam olsun Talat’a, selam olsun Cemal’e, selam olsun Mustafa Kemal’e, selam olsun Kazım’a, selam olsun… hepinize.

Türk milletinin Kızılelması uzunca süre bu konu olacaktır.

 

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Average Rating

5 Star
0%
4 Star
0%
3 Star
0%
2 Star
0%
1 Star
0%

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir